Yapmış olmak için yapmayın, dijital dönüşümünüz işleri gerçekleştirsin

Dijital dönüşümünüz işleri gerçekleştirsin

Birkaç hafta önce düzenli toplantılarımızdan birinde bir fabrika müdürü şirketinde dijital dönüşümün birinci fazının uygulanması ve o dönemde ikinci faza geçecek olmaları konusunda duyduğu heyecanı anlattı.

Tebriklerimi sunduktan sonra verdiğim ilk cevap hangi iş problemlerini çözmeyi hedeflediklerini sormak oldu. Bu soru “Bilmiyorum” cevabını vermeden önce bir anlığına onu gerçekten şaşırttı.

Bunun bir kere olmadığını, düşündüğünüzden daha fazla gördüğümü söyleyebilirim. İlaç endüstrisindeki şirketler verilere dayanan dönüşümün gelecekteki rotaları olduğunu biliyor. En yeni donanım ve yazılım çözümlerine yatırım yapıyorlar ancak her zaman göz önünde bulundurmadıkları şey dönüşümün adreslemesi gereken bağımsız sorunlar.

Teknoloji anlamında çok fazla efsane dolaşıyor, günümüzde Endüstri 4.0’dan yoğunlukla bahsedildiğini görüyoruz. Ancak ben Endüstri 5.0 ve hatta 6.0’dan da söz edildiğini duydum… peki bu nerede duracak?

Teknolojiye yatırım yapmak büyük resmin sadece küçük bir parçası. Şirketlerin bütünsel bir yaklaşıma sahip olması ve operasyonlarının her yönünü incelemeleri ve sonrasında mevcut olan çözümlerin üzerinden geçerek genel hedeflerine en uygun olanı tespit etmeleri gerekiyor.

Kullanamayacağınız bir Ferrari’ye sahip olmanızın hiçbir anlamı yok. Tabi ki evinizin kapısında çok güzel görünecektir ancak sunacaklarının değerinden faydalanamayacaksanız bir anlamı yok. Ve sizin de gözden kaçırdığınız detay bu.

Özellikle yazılım dünyasında gördüğümüz üzere her gün daha fazla ilaç endüstrisi; müşterimizin ürünleri kişiselleştirecek, maliyetleri azaltacak, pazara ürünleri daha hızlı sunarken daha yalın olmaya imkan tanıyacak çözümler arayışına girdi.

Ancak ilaç endüstrisinde, konu özellikle düzenlemeler ve uygunluk olunca, ek gerçeklikler de var. Bu gerçeklikler; veri yetenekleri ve entegrasyon alanında, sadece veri toplanması değil, aynı zamanda doğru veri ile çalışılması ve bunun karar süreçlerinde temel girdi olarak kullanılması için çok fazla çalışma yapılması gerektiği anlamına geliyor. Bu durumda ilk çağrışım yapan soru ise: verilerine ve bu veriler kullanılarak yapılan raporlara güveniyorlar mı?

Tek kullanımlık çözümler ölçek ekonomisine karşı geliyor … ancak sadece doğru uygulandığında. Daha fazla bilgi için blogumuzu okuyun

Müşterilerimiz bize tedarik zinciri boyunca sahip oldukları tüm verilerden daha iyi bilgi almaları ve bu verileri kullanışlı bir şekle sokmaları konusunda yardıma ihtiyaçları olduğunu söylüyorlar. Bu zorluk üzerinde konuştuğumuzda genelde verilen ilk cevap “kullanım amacını söyleyin” oluyor.

Peki bilmediğiniz bir şeyin kullanım amacını nasıl söyleyebilirsiniz? “Ürünleri daha hızlı piyasaya sunmak istiyoruz” veya “tesis ve ürünler için daha hızlı FDA onayları istiyoruz” cevaplarını veriyorlar; ki bunların her ikisi için de çok yüksek miktarda verinin toplanması gerekiyor. Cevabımız ise: ilk kullanım amacına odaklanmayın, bu verileri kullanarak başarabileceğiniz diğer tüm hedefleri göz önünde bulundurun.

Verileri ne kadar çok deşerseniz daha fazla trend ve korelasyon bulursunuz. Hatta hızı ve verimliliği iyileştirecek alanları belirlemenize yardımcı olacak şekilde analitik kullanarak tahminler yapmaya başlayabilirsiniz.

Ancak sonuçların tamamını göz önünde bulunduracaklar mı? Veri hacmindeki bu artış yeni iş unvanlarının oluşmasına yol açıyor. Görevleri algoritma geliştirmek ve korelasyon ve bilgi bulmak olan “büyüme mühendisleri” ve “veri bilimciler” gördüm.

Ancak sadece büyük resme baktıklarında ve tüm disiplinlerden bir şey aldıklarında bunlar etkin olabilirler, aksi durumda yeniden oluşturdukları siloları kaldırmak için tasarlanmış olan bir plan üzerinde çalışan izole karar vericiler olarak kalırlar.

Kesinlikle tekli senaryoları çözebilecek çok sayıda algoritma halihazırda mevcut, ancak algoritmalar içeriksel veya konsepte uygun bir zeka eklemezler. Bu tipte bir analiz ve karar verme bir insan tarafından gerçekleştirilmelidir. Bu da bizi net bir şekilde bir sonraki soruna getiriyor: çalışanlarınız doğru yeteneklere sahip mi?

Organizasyonlar bu yeni siber zekayı öğrenmeleri ve kullanmaları için çalışanlarını yönetmeli ve organize etmelidir. Çalışanlar “veriler bana ne söyleyecek?” yerine “akıllı kararlar verebilmek için neleri bilmem gerekiyor?” sorusunu sorabilmelidir

Burada benim önerim sadece bir teknoloji var diye teknolojiyi uygulamayın. Bir plan yapın, hatta birkaç plan yapın ve bazılarının reddedileceğine kendinizi hazırlayın.

Birinci aşamanın sadece yapmış olmak için yapmak değil bir sorunu çözecek veya çok daha fazlasını çözecek bir temel oluşturacak uygulamalar olduğundan emin olun. Moda sözcüklerin gazına gelmeyin, avantajlarını ve sizin için neler yapabileceğini anlamaya çalışın.

Teknolojiyi, her üç ila beş yıl içerisinde değişeceğini göz önünde bulundurarak uygulamayı öğrenin ve insanların adaptasyonunun daha uzun sürebileceği gerçeği ile bunu dengeleyin.

Ölçeklendirilebilirlik, yükseltmeler, kullanım kolaylığı ve geçiş konularında düşünün. Ve tüm bu temellerin üzerinden geçtiğinizde dijital dönüşümünüz aradığınız sıçrama tahtasını size sunabilir.

Michel Huy
Yayınlanma 30 Temmuz 2018 Yayınlayan Michel Huy, Director, Information Solutions, EMEA, Rockwell Automation
  • İletişim:

Blog

Bloglarımız çalışanlarımıza ve misafir blogger'lerimize sektörünüzdeki en son gelişmelerden sizi haberdar etme imkanı verir ve en yeni teknoloji trendleri hakkında ön bilgi almanızı sağlar.